Horoz ve Güneş — uyan, işe başlama vakti!
Bir varmış bir yokmuş. Bir gün Güneş çok yorulmuş ve yataktan kalkmak istememiş. Dünya karanlığa gömülmüş; insanlar, hayvanlar ve kuşlar bir araya gelip ne yapacaklarını konuşmuşlar. Herkesin dilinde aynı soru: “Güneş nasıl uyandırılır?”
Uzun tartışmalardan sonra bir elçi göndermeye karar vermişler. Güneş’in evi sık bir ormanın, yüksek bir dağın ve en son denizin arkasındaymış; oraya yalnız kuşlar gidebilirmiş. Böylece Horoz ve Güneş masalının yolculuğu başlamış.

Tavus, Bülbül ve Papağan: güzellik, şarkı ve taklit
Yeryüzünün sakinleri önce Tavuskuşu’nu seçmişler: “O çok güzeldir; Güneş onun sözünü yerde bırakmaz.” Tavus ormanı geçmiş, dağdan aşmış, denizin üstünden uçarak Güneş’in penceresine konmuş.
– Ben Tavus’um. Seni uyandırmaya geldim. Hemen kalk; işler zorlaştı.
– Kimin işi zorlaştı? – Güneş uykulu sormuş.
– En çok benim. Karanlıkta kargadan ayırt edilmiyorum; rengârenk kuyruğumu kimse görmüyor.
Güneş kızmış:
– Demek ki bana kuyruğun için ihtiyacın var. Defol! Bir kuyruk uğruna dünyayı aydınlatmam.
Tavus eli boş dönmüş. Bu kez Bülbül gönderilmiş. Güneş onun şarkısını duyunca içlenmiş, göğsü kabarmış:
– Sesin yüreğimi yerinden oynattı. Dile benden ne dilersen.
– Dünyayı aydınlat; gece bitsin, – demiş Bülbül.
– Geceleyin şarkı söyleyemiyor musun? – diye sormuş Güneş.
– Söylüyorum ama birkaç gün daha sabah olmazsa sesim kısılacak.
Güneş bu söze alınmış:
– Yalnız senin boğazın ağrımasın diye mi kalkacağım? Hadi git!
Sonra Papağan gitmiş. Pencereye varır varmaz bağırmış:
– Yeter tembellik, uyan artık! Çünkü karanlıkta taklit ettiğim insanların nasıl kızdıklarını göremiyorum!
Güneş bu kez susmuş; ya Papağan kendisini de taklit ederse diye çekinmiş. Papağan da eli boş dönmüş.
Horoz sahneye çıkar: “Görevin ışık saçmaktır”
Tam o sırada Horoz demiş ki: “Beni gönderin.” Kimse ona inanmamış; ne Tavus gibi güzeldir, ne Bülbül gibi nağmeli, ne de Papağan gibi gürültülü. Ama gitmek isteyen de yokmuş. Çaresiz kabul etmişler.
Horoz uça uça denizin arkasındaki eve gelmiş. Güneş derin uykudaymış. Horoz derin bir nefes alıp kendi ezgisini söylemiş. Güneş irkilip uyanmış; yorganı üzerinden kaymış ve dünya ışıkla dolmuş.
– Bu da kim? Evimde ne arıyorsun?
– Üüüriii üüü! Uyan tembel! Görevini bilmiyor musun? – demiş Horoz.
– Hangi görev?
– Görevin ışık saçmak, yeri ısıtmaktır. Sensiz yeryüzünde hayat olmaz; her yer zifiri karanlığa gömülür. O zaman senin hayatın da anlamını yitirir.
Güneş’in gözleri dolmuş:
– Kimse kıymetimi bilmiyor. Tavus yalnız kuyruğu için beni ister, Bülbül kendi sesi için… Papağan da akılsızca konuşur.
İnsanlar, toprak ve binlerce “küçük Güneş”
– Ey tembel Güneş, insanları unuttun, – demiş Horoz. – Onlar sensiz yaşayamaz. Şafakta ışıkların çiğli otlara ve başaklara düşünce toprak can bulur. Peki, toprağı eken, yeşerten kim?
– Elbette insanlar.
– Kuyuları kazan da onlar. O meşhur sözü duymadın mı? “Ayın yansıması göllere düşer, yıldızlar pırıldar; her kuyuda Güneş’in resmi görünür.” Kadınlar pınar başında su doldururken testilerinde de parıldarsın. Gökte bir Güneş vardır; iyi bir ev sahibinin testisi de bir Güneş’tir.
Güneş düşünmüş. Horoz devam etmiş:
– Sadece kendisi için yaşayan, başkaları için sanki ölüdür. Yalnız iyi çalışan, iyi dinlenir. Hatırlıyor musun? Köylünün sabanı işsiz kalınca pas tutmuştu.
– Öyledir, haklısın, – demiş Güneş.
Uyanış: ışık, sıcaklık ve yeni gün
Nihayet Güneş yataktan kalkmış, bütün gücüyle dünyayı aydınlatmış. Karanlık çekilmiş; kuşlar ötüşmüş, insanlar uyanıp işe koyulmuş. O günden beri Horoz her sabah gün doğmadan önce önce Güneş’e seslenir:
– Üüüriii üüü, uyan! İşe başlama vakti!
Sonra toprağa döner:
– Uyan; öz suyunda tohumlara ve köklere güç ver.
Ve en sonunda insanlara:
– Kalkın! Güneş doğdu; toprak sizi bekliyor!
İyi geceler, küçük dinleyici! Rüyaların Güneş gibi parlak olsun!
Kirpi Nuk-un digər macəralarını buradan oxu.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu masal çocuklara ne öğretir?
Sorumluluk, emek sevgisi ve başkaları için faydalı olmanın değeri. “Horoz ve Güneş”, gerçek dinlenmenin iyi işin ardından geldiğini gösterir.
Hangi yaş grubu için uygundur?
3–8 yaş için idealdir: kısa paragraflar, net mesaj ve olumlu son; uyku öncesi okumaya uygundur.
Çocuklar İçin Peri Masalları, Hikayeler ve Oyunlar Çocuklar İçin Peri Masalları, Hikayeler ve Oyunlar